hemenmi.com,dunyaya farkli bir gozle bakmak icin,gunluk yasadiklarimdan ve siyasi yazilardan derledigim bu gunlugumden keyif almaniz dilegi ile...

Son günlerde devlet hastanelerinde "fakirlere bakan doktorlar" üzerine haberlere rastlıyoruz. Bazı medya organlarında "fakir dostu doktora ceza" şeklinde çıkan haberlerin esasında farklı bir yönü olduğu anlaşılıyor. Bugün gördüğüm bir haberde bir devlet kurumu olan Çapa Tıp Fakültesinde "fakir kontenjanı" genelde itibarlılar için ahbap-çavuş ilişkisi kapsamında kullanılmış, trilyonlarla ifade edilen vurgun söz konusuymuş vs. İsteyen detayı oradan okusun, benim maksadım başka.
Dikkat ederseniz bizi ilgilendiren vurgun ve soygunlar hep devlet hastanesi, ünversite hastanesi, SSK hastanesi, sağlık ocağı gibi kamu kurumlarından sadır oluyor. Özel ABC Hastanesinde fakir kontenjanından Başhekimin bir ahbabının yararlandırılması hastane sahibini ve yönetim kurulunu ilgilendirir, ceremesini suçlular çeker. Zaten bu müeyyideler bilindiği için "fakir kontenjanından" da sadece fakirliği tescilli olan yararlanır. (Gerçi artık tüm fakirlerin -hatta bir alay zenginin de- yeşil kartlı olduğu yerde hastanelerde "fakir kontenjanı" nasıl bir şey onu da anlamak zor ya). Dolayısıyla, üçkağıt, soygun, rüşvet, bıçak parası, yolsuzluk vs. sadece "devlete ait sağlık kurumlarını" ilgilendiren konulardır.
Özel hastanelerde meydana gelecek bir yolsuzluk, özel bir turşu fabrikasının muhasebecisinin parayı alıp kaçması kabilinden bizi enterese etmeyen bir durumdur. Halbuki devlete ait hastanelerdeki vurgun vatandaşın kesesinden karşılanmaktadır..
Bu mealde, son zamanlarda "sosyal devlet" kavramı çerçevesinde yürüyen tartışmalara da şahit oluyorum. Sağlık ve eğitim başta olmak üzere devletin faaliyette bulunduğu alanlara bakın. Hepsi boynuna kadar pisliğe batmış vaziyettedir. Solcular, Kemalistler, bazı saf milliyetçi ve dindar vatandaşlar nezdinde "canım devlet fakirlere bakmayacak mı" tarzında gerekçelendirilen bu olayların tek çözümü devletin fiilen sağlık ve eğitim işinden %100 çekilmesidir. Yani tüm okul ve sağlık kurumlarının işletmesinden devlet vazgeçmelidir. Öğretmen ve doktor maaşlarını ödememeli, elektrik, su, yakıt, boya, sıva, cihaz, ıvır zıvır alımlarını tez elden bırakmalıdır.